Sohbet Makalesi

Sohbet Makalesi

Haziran 23, 2019 130 Yazar: Zafer

Aramızda yüzlerce sohbet makalesi bulunmasına karşın mobil sohbet kaçma çabalarımın gülünç bulunduğunu düşünüyordu, bunu söyledi de. “ona eskiden simya derdik,” dedi. “içinde bol miktarda büyü var.” “hayır, yok,” diye itiraz ettim şiddetle. Araştırmamın tüm sohbet amacı bu uğraşın gerçekte ne kadar bilimsel olduğunu göstermekti. “simya bizlere deney yapmanın gelişimi hakkında malumat veriyor, kurşunu dibine dönüştürüp insanı ölümsüzleştirecek sihirli bir iksir arayışını değil.”
“öyle diyorsan öyledir,” dedi sarah kuşkuyla. “ama kendisine insan gözüyle bakılmasını isteyen birinin böyle bir sohbet konusu seçmesi oldukca ilginç.” lisansımı bitirdiktan sonrasında yale’da öğretim üyesi kadrosuna girebilmek için sıkı bir savaş verdim. Burası ingiltere’den daha ingiliz olan tek yerdi. Mobil sohbet kadroya alınmak için fazla şansım olmadığı mevzusunda beni uyardılar. Iki kitap yayımlattım, bir avuç dolusu ödül ve bazı araştırma burslan kazanmıştırm. Sonrasında kadrolu olup herkesi yalancı çıkardım.
Daha da önemlisi, sohbet hayatım kendi ellerimdeydi. Kısmımde hiç kimse, erken dönem ABD tarihçileri bile, ı692’de cadılık kabahatundan infaz edilen salemli ilk hanım ile soyadım içinde bir bağlantı kurmamıştı. Zor kazandığım bağımsızlığımı korumak için efsunyle ya da cadılıkla alakalı her türlü imayı hayatımdan dışlamaya devam ettim. Elbet istisnalar vardı. çfakatşır makinem su almaya devam ettiği ve mobil sohbet meydanındaki minik dairem su basma tehlikesiyle yüz yüze kaldığı vakit sarah’nın büyülerinden birinden yararlanmıştım. Eh, hiç kimse kusursuz değildir.
Dikkatimi şimdi arasında bulunduğum duruma çevirerek soluğumu tuttum ve el yazmasını iki elimle kavrayarak kütüphanenin nadir sohbet kitapları korumak için verdiği takoz biçimli kızağa yerleştirdim. Kararımı vermiştim: ciddi bir akademisyen gibi davranarak ashmole 782ye sıradan bir el yazması muamelesi yapacaktım. Yanan parmak uçlanma, kitabın garip kokusuna aldınş etmeksizin yalnızca içeriğini anlatacaktım. Sonrasında profesyonel bir tarafsızlıkla, daha uzun bir mobil sohbet incelemeye değer olup olmadığına karar verecektim. Yeniden de pirinç kaplı küçük kancalannı açarken ellerim titredi.
Mobil sohbet hafifçeçe iç geçirdi.
Sohbet üzerinden çabucak bakmak odanın boş olduğu için emin olmama yetti. Tek ses okuma salonundaki saatin tik taklarıydı.
Kitabın “iç çekmesini” kaydetmemeye karar vererek bilgisayanma döndüm ve yeni bir dosya açtım. Daha önce yüzlerce, hatta binlerce kez yapmış olduğum bu bayağı işlemi yapmak, listemde muntazam sıra halinde gözüken test edilmiştir işaretleri kadar rahatlatıcıydı. Mobil sohbet isminı ve numarasını makalep katalog tarifından başlığını kopyaladım. Boyutunu ve cildini gözden geçirip bunlan da ayrıntısıyla tanımladım.
Geriye sadece onu açmak kalıyordu.
Sohbet açık bulunmasına rağmen, kapağı kaldırmak zordu. Altındaki sayfalara yapışmış gibiydi. Bir küfür savurup bir an avucumu deriye koydum, belki de ashmole 782’nin beni tanıma şansına ihtiyacı vardı. Elinizi bir kitabın üzerine koymak tam olarak büyü sayılmazdı. Avucum, tıpkı bir cadı bana baktığında tenimin karıncalanması benzer biçimde kanncalandı ve el yazması yumuşadı. Bundan sonrasında kapağı açmak zor olmadı.
Ilk sayfa kaba kâğıttandı. Mobil sohbet olan ikinci sayfada ashmoleün el yazısıyla “antropoloji ya da însan’ın kısa tanımını içeren bir ilmi inceleme” makaleyordu. Yuvarlak, düzgün kıvrımlar hemen hemen kendi el
Yazım kadar tanıdıktı. Başlığın ikinci bölümü, “ilki anatomik, ikincisi ruhsal olmak üzere iki bölüm” kurşun kalemle ve başka birisi tarafından makalelmıştı. Bu el yazısı da tanıdıktı fakat kime ilişik olduğu bir türlü aklıma gelmiyordu. Sohbet makalesi dokunarak bir ipucu bulabilirdim ama bu,
Kütüphanenin kurallarına aykırıydı ve sohbet topladığı bilgiyi belgelemem imkânsızdı. Bunun yerine, bilgisayar dosyasına mürekkeple ve kurşun kalemle yazılmış yazının iki farklı elden çıkmış olması ihtimali ve makalelerin olası tarihiyle ilgili not aldım.
Ilk sayfayı çevirirken sohbet parşömenin anormal bir ağırlığı olduğunu hissettim, el yazmasının tuhaf kokusunun kaynağının da bu bulunduğunu anlamış oldum. Yalnızca eski değildi. çok daha fazlasıydı; adı olmayan, küf ve misk karışımı bir kokuydu. Arkasından mobil sohbet üç yaprağın düzgünce kesilmiş bulunduğunu ayrım ettim.
Minimumından bu, tarif edilmesi kolay bir şeydi. Parmaklarım hızla tuşların üzerinde gezindi: “en az üç yaprağı bir maket bıçağı yahut jilet yardımıyla alınmış.” el yazmasının sırtına baktım ama başka yitik sayfa

Mobil Sohbet Odaları
Olup olmadığını mobil sohbet anlayamıyordum. Parşömeni burnuma yaklaştırdıkça el yazmasının gücü ve garip kokusu dikkatimi daha çok dağıtıyordu. Dikkatimi kayıp sayfaların olması gereken boşluğun karşısındaki sohbet odalarına çevirdim. Berrak bir cam kap içinde yüzen bir kız bebek resmiydi. Bir elinde gümüş, öteki elindeyse altın gül tutuyordu. Ayaklarında minik kanatlan vardı, uzun siyah saçlanna kırmızı damlalar hasımyordu. Resmin altında, kalın siyah mürekkeple filozof çocuğun tasviri olduğu makaleyordu. Mobil sohbet taşının, sahibi olan kişiyi sağlıklı, varlıklı ve bilge kılmayı vadeden kimyasal maddenin yaratümasmdaki önemli bir ismimın alegorisiydi.
Renkler parlaktı ve şaşırtıcı derecede iyi korunmuştu. Ressamlar bir zamanlar ezilmiş taş ve cevherleri boyalanna karıştırarak böyle güçlü renkler elde ederdi. Sohbet de harbiden sanatla alakalı yeteneği olan birisi tarafınca çizilmişti.

Oraya buraya dokunarak daha çok şey öğrenme isteğimi bastırmak için ellerimin üzerine oturmak zorunda kaldım.
Fakat resmi meydana getiren kişi bütün yeteneğine karşın aynntılan tamamıyla yanlış yapmıştı. Mobil sohbet kabın aşağıyı değil, yukarıyı işaret etmesi gerekiyordu. Sohbet bulunduğunu göstermek için bebek yan siyah yan beyaz olmalıydı. Adam eşeysel orgamna, kadın göğüslerine yahut en azından iki başa sahip olmalıydı.
Mobil sohbet imgeler alegorik ve her insanın bildiği benzer biçimde aldatıcıydı. Bu nedenle onu araştınyordum. Sohbet cetvelden önceki günlerde, kimyasal dönüşümlere sistemli, mantıklı bir yaklaşımı ortaya çıkaracak şemalar anyordum. örneğin ay imgesi her vakit gümüşü temsil ediyordu, güneş imgesiyse altım. Ikisi kimyasal olarak birleştiğinde bu işlem bir evlilik imgesiyle temsil ediliyordu. Zamanla resimlerin yerini sözcükler almıştı. Bu sözcükler de kimyanın gramerine dönüşmüştü.

Ama bu el yazması simyacıların mantığına olan inancımı smıyordu. Her illüstrasyonda en az bir temel hata vardı ve anlayabilmemi sağlayacak açıklayıcı bir metin de bulunmuyordu.
Simya bilgimle uyuşacak bir şey, herhangi bir şey bulmaya çalıştım. Mobil sohbet ışıkta sayfalardan birinde bir el yazsıcaklıknın hafifçe izleri belirdi. Masa lambasım sayfanın üzerine gelecek şekilde eğdim.
Hiç bir şey yoktu.
Duyarlı bir yaprakmış şeklinde sayfayı yavaşça çevirdim.
Sohbet Makalesi Detayları
Mobil sohbet dağılıp toparlandı, sayfa yüzeyinde bir uçtan diğerine hareket ettiler. Işığın ve bakanın görüş açısı doğru olduğunda görülebilen yüzlerce sözcük vardı.
şaşkınlıktan çığlık attım.
Mobil sohbet yeniden makalelmış bir parşömendi, doğrusu el yazması arasında el yazması. Parşömenlerin azca bulunmuş olduğu günlerde yazıcılar eski kitaplardan mürekkebi dikkatle siler, sonrasında da boş sayfalara yeni metni yazarlardı. Zamanla eski yazı, çoğu kez altta bir hayalet metin olarak yeniden görünürdü; mürekkep lekelerinin altını görüp solmuş metni hayata döndürebilecek morötesi ışının sayeinde seçilebilirdi.
Ancak bu izleri ortaya çıkaracak kadar güçlü bir morötesi ışm yoktu. çünkü bu, bayağı bir silinmiş sohbet değildi. Yazı temizlenmemiş, bir tür efsunyle gizlenmişti. Ama bir simya kitabındaki metni büyüleme zahmetine kim girerdi ki? Uzmanlar bile böyle kitaplarda yazarlann kullandığı anlaşılmaz dili ve ilginç imgeleri çözmekte güçlük çekerdi.

Mobil sohbet okuyamayacağım kadar hızlı hareket eden silik harflerden, el yazmasının içeriğine dair bir özet yazmaya çevirdim. “anlaşılmaz,’’ diye yazdım bilgisayara. “metin başlıkları on beşinci ve on yedinci yüzyıllardan, görseller genellikle on beşinci yüzyıldan. Görsel kaynaklan daha eskiye dayanıyor olabilir mi? Sohbet ve parşömen karışımı. Renkli ve siyah mürekkep, siyah mürekkep olağanüstü yüksek bir kalitede. Illüstrasyonlar güzel fakat ayrıntılar hatalı, noksan. Sohbet taşının yaratılışını, simyada doğumu/eseryı, ölümü, yine doğma ve dönüşümü tasvir ediyor. Daha erken tarihindeki bir el yazmasının karman çorman bir kopyası mı? Yanlışlıklarla dolu ilginç bir kitap.” parmaklarım tuşların üzerinde duraksadı.
Büim insanları bildiklerine uymayan, yeni bir bilgi bulduklarında iki şeyden birini yaparlar. Ya kıymetli teorilerine kuşku düşürmemesi için onu bir kenara bırakırlar yahut bir lazer gibi onun üzerine yoğunlaşarak gizemin kökenine inmeye çalışırlar. şayet kitap bir büyü altında olmasaydı, ikincisini yapma isteği duyabilirdim. Ama büyülü olduğu için bir kenara bırakmaya meyilliydim. Ikilemde kaldıklarında bilim insanları genellikle karar vermeyi ertelerler. Mobil sohbet belgisiz bir son satır yazdım: “birazcık daha vakit vermek gerekiyor? Belki sonrasında geri dönülebilir?”

Mobil Sohbet
Soluğumu tuttum, peşinden hafifçeçe çekerek kapağın kancalarını tekrar tutturdum. Mobil sohbet içinden hâlâ büyünün akımlan geçiyordu ve akım kancalann çevresinde özellikle şiddetliydi.
Kapandığında huzurlu bir soluk alarak ashmole 702’ye birkaç dakika daha baktım. Parmaklanın yine kahverengi deriye dönüp ona dokunmak istiyordu. Ama bu kere karşı koydum, tıpkı insan bir tarihçinin hakkıyla öğrenebileceğinden çok daha fazlasını öğrenmek için yazılara ve illüstrasyonlara dokunmaya karşı koyduğum benzer biçimde.
Sarah teyzem bana her zaman sihrin bize verilmiş bir beceri bulunduğunu söylerdi. şayet öyleyse bu, beni benden önceki tüm bishop cadılarına bağlıyordu. Bu miras sohbet gücünü kullanmanın, cadıların özenle korudukları sanatlarını meydana getiren sihir ve efsunlan yapmanın bir bedeli vardı. Mobil sohbet kapağını açarak bilim ile efsunmü ayıran duvan delmiştim. Fakat duvann doğru tarafına yeniden geçtiğim için bu tarafta kalmaya her zamankinden çok eminydım.
Bilgisayanmı ve notlanmı topladım, el yazmalanndan oluşan stokı kaldırarak, sohbet en alta koydum. Neyse ki kâğıtlan hâlâ masasında dağınık durmasına karşın gillian orada değildi. Geç saate kadar çalışmayı planladığı için bir bardak kahve almaya gitmiş olmalıydı.
“bitirdin mi?” diye sordu sean danışma masasına ulaştığımda.
“henüz değil. Pazartesi gününe üstteki üç tanesini ayırmak istiyorum.”
“ya dördüncüsü?”
Mobil sohbet önüne iterek, “onunla işim sona erdi,” dedim çabucak,
“onu rafına gönderebilirsin.”
Sean el yazmasını daha önce topladığı, iade edilen kitap yığınının üstüne koydu. Merdivene kadar benimle yürüdü, veda etti; sonra da çarpma kapının ardında kayboldu. Ashmole 782 yi, kütüphanenin derinliklerine götürecek olan nakliyat bandı gürültüyle çalışmaya başladı.
Neredeyse dönüp onu durduracaktım ama boş verdim.
Zemin kattaki kapıyı açmak üzere elimi kaldırmıştım ki çevremdeki hava sanki kütüphane daralmış ve beni sıkıştınyormuşçasına sıkıştı. Bir an için hava; el yazması sayfalarının sean’ın masasında pırıldadığı şeklinde titrek bir ışıkla pırıldadı ve gayriihtiyari ürpererek kollarımdaki tüylerin diken diken bulunmasına yol açtı.
Sohbet Dünyası:
Bir şey olmuştu. Sohbet bir şey. Yüzüm, duke humffey’ye doğru döndü, bacaklarım da her an aynı şeyi yapacak gibiydi. Hiç bir şey olmadı, diye düşündüm, kararlı adımlarla mobil sohbet dışan çıkarken. Güvenilir misin? Diye fsıcaklıkldadı uzun süreden beri duymazdan geldiğim bir ses.

Bir önceki yazımız olan Mobil Sohbet Ve Sohbet Odaları başlıklı makalemizde mobil sohbet, Sohbet ve Sohbet Odalari hakkında bilgiler verilmektedir.